9 Şubat 2013 Cumartesi

Heja Melodifestivalen!

Yılın en güzel dönemi Eurovision ile geçen 2 hafta olsa da biz fanların vazgeçilmezi olan bir diğer şeyse İsveç Ulusal Finali ‘Melodifestivalen’ .  Tam anlamıyla Eurovision kıvamında geçen ve her karesinden haz alabileceğiniz bir yarışma bu.  Hani bizim ülkede hep denir ya “Eurovision’u en çok önemseyen biziz.” İşte bu sözü her duyduğumda sinirlenme sebebim bu yarışmaları takip edip, izliyor olmam. Melodifestivalen’i izlemeye başladığım yıldan itibaren bugüne kadar neler öğrendimi yazsam ciltlik kitap çıkabilir. Boşuna dünyanın ikinci büyük müzik endüstrisi İsveç’de değil.



Melodifestivalen heyecanı ise sunucuların Danny Saucedo ve Gina  Drawi olduğunun açıklanmasıyla başladı diyebiliriz. Gina’yı Hepimiz 2012 Melodifestivalen’i İsveç’in en iyi seslerinden biri olan Sarah Dawn Finer ve oyuncu Helena Bergström ile birlikte sunmasıyla tanıdık. Danny ise son yıllarda Melodifestivalen’in ‘Talihsiz ikincisi’ olarak biliniyor. Danny’nin  macerası 2009’da grubu E.M.D ile birlikte ‘Baby Goodbye’ isimli şarkıyla Melodifestivalen’de yarışmasıyla başlıyor. Ancak o sene finali 3. Bitirdiler. Bunun ardından Danny bu kez 2011 de ‘In The Club’ isimli şarkıyla solo katıldı. Ancak 2010’da kazanamayınca yarışmaya geri dönen Eric Saade’yi geçmeyi başaramadı. Bunun üzerine 2012’de Danny, Eric gibi yapıp yeniden katıldı. Bu sefer de daha güçlü bir rakip olan Loreen’in arkasında kaldı. 2 sene üst üste 2.bitirince bu sene sunucu olmanın daha mantıklı olduğunu düşünmüş olsa gerek. (Bknz. Mans Zelmerlöw 2007’de 3.ü 2009’da 4.ü Bitirince 2010’da sunucu olmuştu)

Bana kalırsa Danny bu sene katılsaydı kazanmak için büyük şansı vardı ancak sunucu olmasının da bize avantaj sağladığını söylemeliyim. Melodifestivalen’in en güzel yanlarından biri sunucuların müzikal kıvamında şarkılar söyleyip boş vakitleri doldurmalarıdır. Yıllardır M.F izlerim ama hiçbir zaman bu seneki gibi harika bir show görmedim. Henüz 1. Yarı Final akşamında böyle bir show seyrediyorsak bu akşam ve önümüzdeki haftalar da neler seyrederiz bilemiyorum. 


Açılışta Gina Euphoria’yı İsveççe sözlerle söylüyor. Bizim için bir anlam ifade etmese de eğlenceli olduğu gerçeğini değiştirmiyor.  Showun yarısında Danny geçen seneki şarkısı ‘Amazing’ in showunda kullandığı kostümüyle geliyor.



Ve ağzımız açık izlettiren o show. Danny’nin Sahneye ne kadar yakıştığı konusunda herkes hemfikir muhtemelen. Sahnede ona eşlik edenler ise Komediyen ve aynı zamanda 2007 ve 2008 Melodifestivalen sunucu Kritian Luuk ile 2004 İsveç temsilcisi Lena Philipsson.



 Bu senenin 1. Yarı final şarkıları çok güçlüydü. Melodifestivalen’de ilk kez geçen sene ‘Shout It Out’ ile gördüğümüz David Lindgren bu sene de şansını denemek için gelmiş. David’i seyrettiğinizde aklınıza direk Eric Saade ve Danny gelebilir. Ancak David’i onlardan ayıran avantajları ise sahnede daha çok dans ettiği halde nefesi kesilmiyor ve kusursuz bir şekilde şarkıyı söyleyip iniyor. David aynı zamanda müzikal oyuncusu ‘Singin’ in the Rain, Hairspray, Mamma Mia ve High School Musical’ da oynamış. Verdiği bir ropörtajda çocukluğundan beri Melodifestivalen hayranı olduğunu ve bu sahnede olmanın bile onun için çok önemli olduğunu söylüyor. Bu seneki şarkısı ‘Skyline’ a gelirsek de şarkı geçen senekinden çok da farklı değil. Şarkının tarzı, David'in dansları ve kıyafetleri neredeyse aynı.  Bu sene şansının daha yüksek olduğu da bir gerçek. Nitekim gecenin direk finale gitmeye hak kazanan ilk ismi oydu.

Gecenin en çok ilgi gören ikinci ismiyse YOHIO oldu. Sürekli kız mı erkek mi tartışmaları yapıldı ama Twitterda YOHIO'nun da yazdığı üzere kendisi bir erkek. Ne yalan söyleyeyim ilk gördüğümde ben de kız zannetmiştim. İsminden ve tarzından da belli olacağı gibi Japon Rock grupları havasında  ve normalde ‘Seremedy’ isimli grubun solisti fakat Melodifestivalen’de işleri biraz karıştırmış. Desaiha isimli rock grubunun iki gitaristi ve kendi grubu Seremedy’nin davulcusuyla sahneye çıkıyor. Tarzlarının alışılmışın dışında olması ise fazlasıyla işlerine yarıyor.  Şarkısı ‘Heartbreak Hotel’ ise rock sevenden de sevmeyenden de ilgi gördü ve görüyor. 



(SVT her sene birincilerin videolarını final akşamına kadar inernetten kaldırdığından dolayı bir haftadır çok konuşulan iki birincinin şu an için bulunabilir videoları.)



Gecenin  diğer iki kazananıysa Cookies ‘N’ Beans  ile İsveçlilerin Efsane diye çağırdıkları ‘Eric Gadd’ oldu.  İkisi de ‘Andra Chansen’ yani  İkinci Şans finaline gitmeye hak kazandılar. Benim içinse gecenin en büyük şoku Avrupa çapında üne sahip olan ve harika bir tarzı olan Jay – Jay Johanson oldu. Şarkısı Paris daha ilk melodisinden insanı etkisi altına alıyor demek istiyorum ama sanırım bir tek beni almış olacak ki geceyi son sırada bitirdi.



Peki bu akşam Melodifestivalen'de ne göreceğiz?

Bu hafta yarışma Karlskrona'dan Gothenburg’a taşınıyor.  Son provaların fotoğraflarına bakarsak bu akşam gene göz ve kulak zevkimiz üst seviyede olacak.




Geceye Anton Ewald’la başlayacağız. Anton’un aslında kariyeri dans üzerine kurulu. Melodifestivalen’den de bu anlamda 3 kere geçmiş bir isim 2009 Velvet – The Queen’in kareografisini hazırlamış ve 2012’de Danny Saucedo – Amazing ve Andreas Lundstedt – Aldrig Aldrig in kareografilerini hazırlayıp sahnede onlara eşlik etmiş.  Anton’un şarkısı Begging, Fredrik Kempe imzalı. (Fredrik Kempe’nin Melodifestivalen ve Eurovision yolculuklarıysa anlatılamayacak uzunlukta) Anton sürekli Eric Saade ile kıyaslanıyor ki çok da normal bir durum. Bu akşam ne olacak bilemeyiz elbet ama bana öyle geliyor ki Anton, Eric’den daha iyi olduğunu kanıtlama çabalarıyla direk finale çıkacak.



2. Sırada Yeni bir yüz olan Felicia Olsson var. Kendisi henüz 18 yaşında. Şarkısın “Güçlü bir ballad” olarak tanımlıyor.



İsveçlilerin Rock Yıldızlarından Joacim Cans ise 3.Sırayı alacak. Açıkcası benim merakla beklediğim isimlerden.




‘Orjinal’ isimleriyle dikkatleri üzerine çeken ‘Swedish  House Wives’ ın kadrosu ismi kadar iyi. Pernilla Wahlgren (Bizim kuşağın 2010 Melodifestivalen’den tanıyacağı isim) , Jenny Silver ( 2011 Melodifestivalen’de gönüllerin birincisi olan Something In Your Eyes’ı söylemişti ki bu şarkı aynı zamanda Euroclub’ın da vazgeçilmezi)  ve Hanna Hedlund (Açıkcası kendisini Martin Stenmarck (Kiev 2005) ile çocukları olmasından tanıyordum ama şöyle bir araştırınca Hanna’nın 2000 ve 2002 Melodifestivalen geçmişi olduğunu öğrendim. Aynı zamanda kız kardeşi Alcazar grubundaki Lina’ymış).




Bu akşam izleyeceğimiz diğer tanıdık isimlerse Erik Segerstedt ile Tone Damli. Erik, yukarı da bahsettiğim içinde Danny Saucedo’nun da olduğu E.M.D grubunun bir solisti. Onu 2009’dan sonra tekrar Melodifestivalen sahnesinde göreceğiz. Düet yaptığı Norveçli Tone Damli’yi ise 2009 MGP'den (Norveç Ulusal Finali) tanıyoruz. Şarkıları Hello Goodbye’ın mutfağında ise Mans Zelmerlöw var.



Altıncı sırada ise İsveçlilerin önemli Jazz sanatçılarından Louise Hoffsten’i seyredeceğiz. Açıkcası bu kadar güçlü yarışmacıların için de bu akşam şansı olacağını düşünmediğim isimlerden.



Yedinci isimse aynı zamanda sahne ve sinema oyuncusu olan Rikard Wolff .



Ve son sırada hepimizin geçen sene tanıdığı ve bu sene de merakla beklediği  kökeni Iran’a dayanan ve komedyen olan Sean Banan var. Joke Entry diyebileceğimiz şarkısıyla ve showuyla geçen sene dikkatleri üzerine çeken Sean Banan bu sene de çok farklı olmayacak belli ki. Şarkısı Copacabanana’da ise Danny’in ikinci olmasıyla alay ettiği bir kısım var. "Everybody comes first but Danny comes Second".



Bu akşamki yarı finali izlemek için Buraya Tıklayın .

HEJA SVERIGE!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder